PROJELER

Konu

Türkiye genelinde, ilk, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine yaratıcı drama çalışmaları, gözlem, atölye çalışmaları, saha çalışmaları, grup çalışmaları, deneysel çalışmalar ve sunumlarla birlikte, arkeolojik kavramları öğretmek, arkeolojik veri elde etme ve bilgiye dönüştürme yöntemlerini tanıtmak, ‘’arkeolog bir günde ne yapar’’ sorusunu cevaplamak, kültürel miras kavramı hakkında bilgilendirmek, arkeolojik eserlerin bulunup, müzeye teslim edilene kadar geçirdikleri süreci anlatmak ve katılımcıların zaman algısını geliştirmek amaçlanmaktadır.

Konu

Gemi yanaşma sistemi, gemi ve sahil güvenliği için çok önemli olan yaklaşım verilerini trafik ışıkları ve LED rakamlarıyla bir araya getiren liman bileşenlerinden bir tanesidir. Bu sistemle, kaptanlar ve deniz personeli, güvenli bir yanaşma işlemi için en iyi kararları verebilmektedirler. Gemi yanaşma sistemi, Büyük LED Ekran, göz korumalı lazerler, sesli alarmlar, el cihazları ve trafik ışığı ekranından oluşur. Yanaşma işleminden önce ve sonra, büyük LED ekran, yanaşma bilgilerini (mesafe, hız ve açılar) görüntülemek için kullanılmaktadır. Yüksek kaliteli yanaşma verileri en hızlı yenileme hızında mümkün olan en iyi doğruluğu elde etmek için ayarlanarak gemi demirlemesi ve usturmaçalara temas ettikten sonra ki usturmaça sapmasını ve sürüklenmesini takip etmektedir. Projenin konusu petrol kimyasal gibi sıvı yük taşıyan tankerler, kuru ve dökme yük gemileri ve konteyner gemileri gibi büyük tonajlı deniz taşıtlarının ve benzeri deniz taşıtlarının platform, rıhtım ve limanlara yanaşması esnasında uzun menzilli lazer mesafe okuyuculardan alınan sinyallerin hazırlanacak yazılım ile deniz taşıtının hızını, mesafesini ve açısını tespit ederek yine pilot kaptanın ihtiyacı olabilecek sensörlerden okunan akıntı, rüzgar hızı, rüzgar yönü, yağış miktarı, barometrik değerler gibi hava muhalefet değerlerini ve deniz taşıtı topraklama cihazının gönderdiği sinyalleri, dijital veya analog sinyallerle tek bir sunucuda toplayıp bu değerleri hem sunucu ekranında anlık gösterecek ya da sonradan ihtiyaç duyulduğunda elektronik veya yazılı olarak almak üzere saklayabilecek, sunucudan seçilecek bilgileri pilot kaptanı anlık bilgilendirmek üzere dijital led panoda gösterebilecek, UHF bandından yayın yapan pager sistemine veya wireless ile android tablette çalışacak PC ekranındaki bilgileri yansıtacak şekilde dışarı vererek öncelikle yanaşma güvenliğini sağlama ve eğer bir kaza durumu var ise kaydedilen veriye ulaşarak kaza incelemesinde kullanabilmeyi sağlayan Windows ve Linux ortamında çalışmasını sağlayacak bir yazılımın oluşturulmasıdır. İstenen yazılım dijital ve analog sinyalleri alıp, işleyip dışarı verebilecek bir sistem olarak dizayn edilecektir.

Konu

Proje, ulusal ve uluslararası motor sürücü pazarına sürmek üzere tasarlanmış yüksek verimli, kompakt ve yüksek performanslı asenkron ve senkron relüktans motor sürücü sistemi tasarım ve imalatını kapsamaktadır. Geliştirilecek olan sürücü sisteminin endüstriyel genel maksatlı motor kullanım alanlarındaki ihtiyacı karşılaması, düşük maliyette imal edilmesi ve kolay kullanım fonksiyonlarına sahip olması hedeflenmektedir. Genel maksatlı motor sürücü sistemleri, geri besleme sensörü (Enkoder), statik frenleme, endüstriyel haberleşme protokolleri (EtherCAT ve ModBUS), Gerçek zamanlı izleme ve kontrol parametreli otomatik ayarlama (Off-line Tuning), DC güç modülü ve sayısal/analog çıkış/giriş bağlantı takımlarından oluşmaktadır.

Konu

Kuzeybatı Anadolu’da Neolitik yaşam biçiminin ortaya çıkışı MÖ 7. bin yılın ortalarına tarihlenir. Ancak buradaki Neolitikleşme süreci, çekirdek bölgenin dışında yayılım gösteren süreçten bazı farklılıklar gösterir. İstanbul bölgesi ile Marmara Denizi’nin doğusu ve güneyi, Mezolitik toplulukların varlık gösterdiği bir bölgedir. Dolayısıyla buraya dışardan gelen ögeler, bölgedeki Mezolitik altlık ile bütünleşik bir yapı sergiler. Bununla birlikte, bölgenin özellikle güneydoğu kesimlerinde, çekirdek bölgenin tipik özelliklerinin baskın olduğu daha homojen yerleşmelere de rastlanır. Bölgedeki kazıların sayısının son yıllarda giderek çoğalması bu sürece ilişkin bilgilerimizi derinleştirdiği gibi, kontrast oluşturan bu durumun anlaşılmasına da katkıda bulunur. MÖ 7. binyılın ikinci yarısındaki bu görünüm, MÖ 6. binyılda değişime uğrar. Katı kurallarla belirlenmiş yerleşme düzeni ve farklılaşan buluntu topluluğu, bölgenin yeni bir dinamik ile şekillendiğini düşündürür. Beş yüz yıl kadar süren bu dönem MÖ 6. Bin yılın ortalarında, Balkanlar ve Anadolu platosunun orta ve kuzey kesimlerinde açık olarak izlenebilen yeni bir sürece bırakır. Önceki döneme göre daha küçük gruplar halinde yaşayan, basit barınaklara sahip bu topluluklarla birlikte buluntu topluluğu da değişir. Etkisi bir kaç yüzyıl ile sınırlı olan bu dönemin sonunda ise Kuzeybatı Anadolu’daki yerleşimlerin büyük bir bölümünün terk edildiği görülür. Bu proje ile Aktopraklık’xxtaki sürecin çevre ve insan ilişkileri bağlamında değerlendirilmesi için gerekli olan arkeometrik analizlerin yapılması amaçlanmaktadır.

Konu

Proje ile ilgili açıklama girilmemiştir.

Konu

30 kW kapasiteli Yenilikçi paket biyogaz tesisi modülünün kurulması

Konu

yüksek verimli ve uygun maliyetli üç seviyeli kesintisiz güç kaynağı geliştirilmesidir. Bilindiği gibi kesintisiz güç kaynakları üç ana öğeden oluşmaktadır Güç faktörü düzelten giriş doğrultucusu, akü sistemi ve çıkış eviricisidir. Kesintisiz güç kaynakları güç elektroniği devrelerinin uygun kontrol edilmesi ile çıkışa bağlanan yükün şebekenin olumsuz etkilerinden etkilenmesini engellerler. Şebeke tarafında gerilim düşmesi, enerji kesintisi, gerilim sıçraması, yüksek harmonik içerikli gerilim ve dengesiz üç faz gerilim gibi yük için sorun oluşturabilecek çok sayıda bozucu etki olabilmektedir. Bu bozucu etkiler doğrultucu kontrolü ile evirici kontrolü ile ya da akünün gerektiği zaman devreye girmesi ile engellenmektedir. Uygulamaların doğası gereği çıkış yükü çok geniş bir aralıkta değişebilmekte ve lineer ya da nonlineer olabilmektedir. Kesintisiz güç kaynakları kritik yüklerin şebeke etkilerinden korunması amacı ile kullanıldıkları için sürekli devrededirler ve verimleri toplam sistem verimine her zaman etki etmektedir. İki seviyeli çeviricilerin pratik maksimum verimleri 96 civarındadır. Giriş ve çıkışta iki ayrı devre kullanıldığı için toplam KGK verimi bu iki devrenin verimlerinin çarpımı olarak tanımlanır. Üç seviyeli çeviriciler ise 98 değerine varan verim değerlerine sahip oldukları için toplam KGK verimini yaklaşık 4 arttırırlar. Bu anlamda özellikler güçler büyüdükçe bu farkın toplam işletme maliyetinde çok önemli farklara neden olacağı açıktır. Bu nedenle çoğu KGK üreticisi artan sayıda üç seviyeli KGK sistemini ürün çeşitlerine katmaktadır. Projenin hedefi hem giriş doğrultucusu hem de çıkış eviricisi üç seviyeli, yüksek verimli, düşük harmonikli, küçük hacimli ve paralellenebilen KGK sisteminin geliştirilmesidir. Kapsam olarak 45kVA güç değerinde bir üç seviyeli kesintisiz güç kaynağı baştan tasarlanacak ve prototip üretimi yapılacaktır. Proje kapsamında kontrol devrelerinin beslemesini sağlayacak üç faz ve aküden beslemeli yüksek verimli SMPS devresi, üç seviyeli IGBT sürücü kartı, tristör kontrol kartı, belirli noktalardan alınacak akım, gerilim ve sıcaklık değerlerinin mikrokontrolör tarafına aktarılmasını sağlayacak örnekleme kartının tasarımı, giriş doğrultucusu ve evirici kontrol kartı tasarımı ve yarı iletkenlerin soğutulması için gerekli mekanik soğutucuların tasarlanması ve prototip imalatlarının yapılması hedeflenmektedir. Ayrıca giriş ve çıkış uygun filtre tasarımları yapılarak prototip imalatları yapılacaktır. Yapılan tasarımlar ve uygulama sonrasında laboratuvar ve detaylı değişik yük koşullarında saha testleri gerçekleştirilecektir.

Konu

Pompa sanayi tarafından üretilmekte olan pompa, hidrofor ve yangın grubu gibi tüm ürünlerin kendi ürün grupları içerisinde bulunan ayrı ayrı tüm değişkenlerine uygun olarak seçim sağlayacak nitelikte bir bilgisayar yazılımı geliştirilecektir. Uygulama alanı, seçim kriterleri ve verim optimizasyonu gibi değişkenler göz önünde bulundurularak kullanıcının hedeflenen nitelikteki ürüne ulaşması sağlanacaktır. Debi, basınç, tahrik cinsi, devir sayısı, frekans, gerilim, pompa sayısı, bağlantı tipi, ömür, sertifikasyon, çark tipi, statik yükseklik, rakım, ortam sıcaklığını belirleyen analitik çözümler yazılımda geliştirilecektir. Geliştirilen yazılımda farklı kombinasyonlarda eğriler ve aralıklar kullanıcıya sunulacaktır. Kolay seçim ve gelişmiş seçimler ile kullanıcının talebi doğrultusunda çözüm önerileri getirilerek bu çözümler kullanıcıya döküman halinde iletilecektir. Geliştirilen yazılımda kullanıcının talebi olan ürün, firmanın CRM sistemiyle ilişkilendirilerek ürün talebi ve stok bilgisi sunulacaktır.

Konu

Dünyada artan nüfus ve kişi başına düşen enerji tüketiminin artmasına paralel olarak sınırlı olan doğal enerji kaynaklarının hızla azaldığı bilinmektedir. Bu doğrultuda, devletler yeni enerji kaynaklarının araştırılması ve bir yandan da enerjinin dikkatli tüketimi konusunda bilinç kazandırma politikaları yürüterek mevcut kaynaklarını korumaya çalışmaktadır. Ülkemizde endüstride tüketilen enerjinin yaklaşık 70’inin elektrik motorları tarafından harcandığı bilinmektedir. Enerji verimliliğini arttırma politikasına bağlı olarak yüksek verimlilik sınıfındaki motorların kullanımı şart koşulmaktadır. Mevcut asenkron motor teknolojisinin IE4 sınıfı verimlilik değerlerini sağlamak konusunda yeterli olmadığı bilinmektedir. Sürekli mıknatıslı senkron motorlar endüstrinin yüksek verim talebini karşılayacak bir çözüm olarak görülmektedir. Bu motorların asenkron motorlara kıyasla verimleri ve güç faktörleri daha yüksektir, çalışma sıcaklıkları daha düşüktür. Endüstride kullanılan asenkron motorlar ağırlıklı olarak 2.2 kW ve 4 kW güç aralığındadır. Ülkemizde bu güçler için IE4 verim sınıfında motor üretimi henüz yapılmamaktadır. Projede sürekli mıknatıslı senkron motor teknolojisi kullanılarak bu güçler için IE4 verimlilik sınıfına ulaşılacaktır. Tasarlanan motorlar halen kullanılmakta olan asenkron motorları idame edeceği için senkron motorun da aynı standartlara uyumlu olması projenin teknik gereklilikleri arasında yer almaktadır. Bu proje kapsamında Arçelik A.Ş. ortaklığında ülkemizde henüz üretilmeyen 400V geriliminde 2.2 kW ve 4 kW güç seviyeleri için IE4 verimlilik sınıfına sahip sürekli mıknatıslı senkron motor tasarımı ve prototip imalatı yapılması amaçlanmaktadır. Proje ile hedeflenen sonuca ulaşılması durumunda motorun seri üretim hazırlıkları yapılarak motorun ticarileşmesi sağlanacaktır. Bu projedeki motivasyonumuz, proje sonucunda IE4 ve üstü verimlilik seviyesine sahip motor teknolojisini millileştirmek, sürekli mıknatıslı motor teknolojisi hakkında bilgi birikimi ve yetkinlik kazanmaktır.

Konu

Oransal Elektrik aktüatörlü wafer tip kelebek vana kontrol sistemi ve yazılımı geliştirilmesi

Konu

Günümüzde bireysel yaşamın ön plana çıkması ile büyük hacimli araçlara olan ihtiyaç azalmıştır. Ayrıca, trafik ve park problemlerinin azalması için araç boyutlarının küçülmesi gerekmektedir. Küçülen araç boyutları ile yakıt tüketiminin, böylece çevre kirliliği ve ulaşım maliyetlerinin de azalacağı açıktır. Buna paralel olarak, Avrupa’daki yeşil çevre politikaları, hükümet sübvansiyonları, park ücretlerinden muafiyet ve sürüş için ehliyet yerine araç tip onayının yeterli olması gibi faktörler de küçük araç segmentine olan ilgiyi daha da arttırmaktadır. Sektördeki trendlerin değişmesi ve geleneksel binek araç maliyetlerinin artması ile birlikte büyük otomobil üreticileri yatırımlarını yeni nesil araçlara yöneltmektedir. Birçok üretici, A segment altı araçlar ile B1 sınıfı olarak tanımlanan mikro araba diğer bir adıyla dört tekerlekli motosiklet (quadricycle) üretimi için yatırımlarını arttırmıştır. Yapılan araştırmalara göre, piyasaya çıkması merakla beklenen mikro arabaların yüzde 75’ inin elektrikli araç olması beklenmektedir. Elektrikli mikro arabalar, düşük yakıt tüketimi ile elektrikli araçların batarya ve menzil kısıtlarını ortadan kaldırarak elektrikli araçların yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Elektrikli mikro arabaların gelişen bir pazar olması nedeni ile elektrikli sürüş sistemlerine olan ihtiyacın artacağı açıktır. Bu proje ile, öngörülen bu talebi karşılamak amacıyla hafif elektrikli araçlar için motor sürücü prototip tasarımı ve imalatı yapılması amaçlanmaktadır.

Konu

Projenin iki ana bölümü bulunmaktadır: Fiziksel engelli erişimine olanak sağlayan taşıtların çoğunda, engelli yolcular bagaj kapısından ya da arka yolcu kapısından lift veya rampa yardımıyla kaldırılarak içeri alınmaktadır. Bu durum engelli yolcunun konforu ve psikolojisi açısından sakıncalı bir durum ortaya çıkarmaktadır. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak üzere taşıtın iki tarafına da açılabilen ”Americans with Disabilities Act (ADA) Accessibility Guidelines for Buses and Vans” (38.23/c-5) regülasyonunda belirtilen eğim açısı değerlerine uygun bir eğime sahip bir rampa ve bu rampayı otomatize edecek doğrusal (lineer) motor geliştirilmesi projenin amaçlarından ilkidir. Bu amaçla mekanizmaya tümleşik, doğrudan tahrikli bir doğrusal motor tasarımı ve prototip imalatı yapılacaktır. Bu motor hem gereken öteleme kuvvetini temin edecek hem de küçük ve hafif olması itibarıyla paketleme ve ağırlık avantajı sağlayacaktır. Engelli rampası, aracın her iki yönünden de giriş ve çıkışı sağlamak üzere aracın her iki yönüne hareket edebilecek biçimde tasarlanacaktır. Bu amaçla özel bir kilit mekanizması gerçekleştirilecek ve rampanın açılması istenen tarafa bir doğrusal motor tahriki ile hareket etmesi sağlanacaktır. Projenin ikinci bölümünde ise, aracın engelli rampasının bulunduğu kayar kapısına entegre edilecek olan bir doğrusal elektrik motorlu hareket düzeneği tasarlanacak ve 5 gerçekleştirilecektir. Rampanın yer aldığı kapının kayar kapı olarak tasarlanması sayesinde fiziksel engelli bir kişi kayar kapıyı uzaktan kumanda ile açabilecek, güvenli ve rahat bir biçimde aracın içerisine girebilecek ve araçtan dışarıya çıkabilecektir. Projede tümleşik doğrusal motor tahrikli engelli rampası ve kayar kapı mekanizmalarına ilişkin özgün tasarımlar yapılması amaçlamaktadır. Taşıtın her iki yönünde bulunan kapılardan girişin ve çıkışın sağlanabilmesi için rampa platformunun her iki yöne de hareket ettirilmesi gerekmektedir. Doğrusal elektrik motorunun tasarımında uygun malzeme ve geometri tespit edilmesi için çeşitli malzeme ve topoloji çalışmaları yapılacaktır. Kayar rampa için tasarlanacak sistem otomotiv sanayiinde ilk olacaktır. Benzer şekilde tasarlanacak kayar kapı sisteminde de, yine doğrusal elektrik motoru doğrudan sürüşlü hareket sağlayıcı olarak kullanılacak ve özgün bir tahrik mekanizması tasarlanacaktır. Günümüzde kullanılan sistemlerin çoğu döner hareket temel alınarak dişli, makara, tel gibi sistemlerden faydalanılarak tasarlanmaktadır. Herhangi bir araç elektrik arızası durumunda bir kayar rampanın ya da kayar kapının elektrik olmadığı durumda çalıştırılabilmesi için çoğunlukla, öncelikle mekanik hareket sistemi ile kapı ya da rampanın bağlantısının elle kesilmesi gerekir. Bu durum işlevselliği çok düşürmekte ve sistem güvenilirliğini ciddi şekilde tehlikeye düşürmektedir. Araçta karşılaşabilecek bu tarz sorunlar fonksiyon kaybına sebep olacağı gibi kullanıcı açısından da hayati risk yaratacaktır. Projede üretilecek olan prototiplerde klasik sistemlerde olduğu gibi doğrusal hareket döner bir milden mekanik dönüşüm (dişli kutusu v.b.) ve iletimle değil, doğrudan sürüşle (direct drive) üretilmektedir. Başka deyişle kayar rampa ya da kayar kapının yapmış olduğu hareket, doğrudan doğrusal motorun yapmış olduğu hareket olacaktır. Böyle bir sistem literatürde doğrudan sürüş sistemi olarak adlandırılır. Bu tip sistemlerde hareketin en az mekanik kayıpla iletilmesi amaçlanmaktadır.

Konu

Proje ile ilgili açıklama girilmemiştir.

Konu

Projenin amacı tekerlek içi motorlarla sürülen bir kara taşıtının gerçekleştirilmesidir. Günümüzde dünyada da çok önemli bir araştırma sahası olan elektrikli araçlar için tekerlek içi motor geliştirilmesi en ileri araştırma geliştirme çalışmalarından biridir. Bu amaçla projede TOFAŞ A.Ş. Ar-Ge personeli dışında Mekatro Ltd. Şirketi’nin üç (3) kişilik personeli ve İTÜ akademisyenleri çalışacaktır. Bir öngörü olarak, İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi ve Makina Fakültesi’nden güç elektroniği, elektrik makinaları, mekanik tasarım ve ısı akışı konularında uzman öğretim üyeleri projede yer alacaktır. Tekerlek içi (HUB) motorlu elektrikli sürüş sisteminin araç entegrasyonu projesi, Mevcut teknolojilerin incelenmesi: Literatür taraması, daha önce gerçekleştirilen projelerin incelenmesi ve özümsemesi, Teknolojilerin karşılaştırılması ve teknoloji seçimi Sürüş performansının belirlenmesi: Elektromekanik sistemin ve güç elektroniği beslemesinin modellenmesi, Batarya ve batarya denetim sistemninin modellenmesi, Araç dinamik modellemesi, Performans hesapları ve sürüş senaryolarının oluşturulması Tasarımlar: Elektrik makinasının tasarımı, Tekerlek-Elektrik makinası mekanik ara yüzlerinin tasarımı, Bataryanın tasarımı, Güç elektroniği devrelerinin tasarımı(Motor ve Batarya Beslemesi), Motor ve akü denetimi için yazılım geliştirilmesi, Araç bilgisayarı ve gövde bilgisayarı ile haberleşme yazılımlarını geliştirme İmalatlar: Elektrik makinasının imalatı, Güç elektroniği devrelerinin imalatı, Mekanik bağlantıların imalatı Laboratuvar deneyleri: Elektrik makinasının ve güç elektroniği beslemesinin laboratuvar deneyleri, Akü denetim sisteminin laboratuvar deneyleri, ECU ve gövde bilgisayarı haberleşmesinin laboratuvar deneyleri Araç entegrasyonu: Sistemlerin araca takılması, Saha deneyleri, Tasarım değişiklikleri ve optimizasyon, Yazılım değişiklikleri ve optimizasyon Sonuç: Deney sonuçlarının irdelenmesi, İmalat kararının değerlendirilmesi, Raporlama iş paketlerinden oluşmaktadır.

Konu

Proje temelde iki ana başlıktan oluşmaktadır. Birinci başlık 1, ikinci başlık ise 5dir. 1 evresinde rakiplerin incelenmesi ve pazar araştırması yapılacaktır. Elektrikli araç teknolojisi hızlı gelişen bir teknoloji olmasına karşın, gerek kontrol sistemi gerekse bataryalar üzerine veya bütün aracın üretimi üzerine ülkemizde olgunlaşmış bir yatırım bulunmamaktadır. Yani ulusal alanda herhangi bir rakip söz konusu değildir. Pazara bakıldığında TUİK verilerine göre 2009’un başından 2010 Kasım ayına kadar toplam 83.239 adet elektrikli bisiklet ithal edilmiştir. Bu pazarın ortak ihtiyaçlarından bazıları bir önceki bölümde de belirtildiği gibi menzilin artırılması ve akü ömrünün uzatılmasıdır. Günümüzde yoğunlukla artan elektrikli motosiklet ve elektrikli bisikletlerde kullanılabilecek geri kazanımlı kontrol sistemi tasarımı ve 5 bu projenin temel amacıdır. Gelişen elektrik motoru ve güç kaynakları teknolojileri sayesinde günümüzde özellikle kısa mesafeli ulaşımlarda elektrikli araçlar fosil yakıtlı araçlara göre kullanma maliyetinde önemli ölçüde avantaj sağlamaktadır. Türkiye gibi petrol ve türevlerinin dış kaynaklı olduğu ve son tüketicinin bu ürünlere yüksek fiyatla ulaştığı ülkelerde elektrikli bisiklet gibi alternatif ulaşım araçları kullanımı yaygınlaşmıştır. Ülkemizde neredeyse aynı işleve sahip benzinle çalışan motosikletin 1/15 ~ 1/20’si kadar bedelle ulaşım sağlayan bu araçlar tüketime sunulduğu ilk iki yılda 83.239 adet ithal edilmiştir. Bunun 72.016 adeti 2010 yılında gerçekleşmiştir. Bu veriler elektrikli araçların kullanımındaki yükselişi göstermektedir. Sıfır egsoz emisyonu, çevreci yönü ve az enerji sarfiyatıyla ekonomik yönü olmasına rağmen, bu araçların menzili yaygın kullanımlarında her zaman bir dezavantaj olmuştur. Bu sorundan yola çıkarak elektrikli araçların menzilini artırmaya yönelik düşük maliyetli çözümler bulunmuştur. Bu çözümlerden biri, elektrikli araçların batarya ya da motor gibi yüksek maliyetli parçalarını geliştirmek üzerine değil, nispeten daha düşük maliyetli olan kontrol sistemini, özel bir kontrol sistemi ile değiştirmek üzerinedir. Bu yeni teknolojiyle elektrikli araçların menzili 15-25’ye varan oranlarda artırılabilmektedir. Bu durum, basit bir hesapla, batarya açısından 5 dolumda 1 dolum tasarruf anlamına gelmektedir. Bu Ar-Ge projesinin ortaya çıkışındaki bir başka gerekçe ise geri kazanımlı kontrol sistemi ile elektrikli araçların diğer dezavantajı olan batarya ömürlerinin artırılmasıdır. Bataryaların ömrünün artırılması için sık sık kısa döngüler halinde şarj edip boşaltmak gerekmektedir.Ar-Ge projesinde hedeflenen sistem bu özelliği de sağlamak üzere tasarlanacaktır. Sonuç olarak ekonomik ve çevreye duyarlı olan elektrikli araçların kullanımını menzil artırarak ve batarya ömrünü uzatarak daha yaygınlaştırabilecek bir kontrol ünitesi prototipi geliştirmek bu projenin hedefidir.