PROJELER

Konu

Bu proje, değişen iklim koşulları ve mevsimsel etkilerle farklılık gösteren zemin doygunluk derecesinin (Sr), betonarme yapıların sismik performansı ve kırılganlık eğrileri üzerindeki etkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Mevcut deprem yönetmelikleri ve sismik risk analizleri genellikle zemin ortamını "tam doygun" veya "kuru" olarak idealleştirmekte, ancak vadoz bölgede yer alan temellerin maruz kaldığı kısmi doygunluk durumunu ve bu durumun yarattığı matrik emme (suction) etkilerini ihmal etmektedir. Analizler ABAQUS CAE sonlu elemanlar programında, zemin için elastik ve elastoplastik katı elemanlar (solid elements) kullanılarak, tek doğrultulu deprem yüklemesi ile gerçekleştirilecektir. Mevcut yönetmeliklere (TBDY 2018) göre tasarlanan orta yükseklikteki tipik betonarme yapılar, farklı doygunluk derecelerine sahip zemin profilleri üzerinde modellenecek ve Artımsal Dinamik Analiz (IDA) yöntemi ile incelenecektir. Çalışmanın sonucunda, doygunluk derecesinin yapısal hasar olasılıklarını nasıl değiştirdiğini gösteren yeni nesil "Doygunluğa Bağlı Sismik Kırılganlık Eğrileri" elde edilecektir. Bu sonuçlar, zemin-yapı etkileşimi (ZYE) analizlerinde matrik emmenin sönüm ve rijitlik üzerindeki rolünü ortaya koyarak daha gerçekçi sismik risk değerlendirmelerine olanak tanıyacaktır.

Konu

Proje ile ilgili açıklama girilmemiştir.

Konu

Suya doygun olmayan zeminlerin (DOZ) yük altındaki davranışları inşaat mühendisliğinde önemli bir yer tutar. DOZ’ların mekanik özelliklerini doygun haldeki özellikleriymiş gibi modelleyen günümüz geoteknik pratiği, zeminin su içeriğinin artması durumunda güvensiz tarafta kalan tasarımlara ve artan hasar riskine yol açmaktadır. Diğer yandan doğal su içeriğindeki zeminin doyurulması ile başlanan laboratuvar deneyleri, sahadakinden daha yumuşak davranış sergilediğinden, doygunluğa ulaşmayacak zemin katmanlarında aşırı güvenli tasarıma zorlamaktadır. DOZ davranışını kontrol eden etmenler, bu zeminlerin çok fazlı ve doğrusal olmayan davranışları nedeniyle oldukça karmaşıktır. Özellikle dış yükler altında doygun zeminlere ilave olarak hacim değişimi-doygunluk derecesi ilişkisi ve hava-su yüzey geriliminden kaynaklanan matrik emmenin etkisi, bu etmenler arasında oldukça önemlidir. Günümüzde DOZ araştırmaları genellikle doygun zeminlere oranla geride kalmış, DOZ’un farklı saha koşullarında statik davranışının önemi ancak son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Özellikle son yirmibeş yılda bu alanda yapılan çalışmalarla önemli ilerleme sağlansa da, halen DOZ’a ait arazide gözlenen hidromekanik davranışın anlaşılabilmesi için pek çok deneysel, teorik ve sayısal çalışma yapılmalıdır. Bunlar arasında özellikle sayısal çalışmalar, gerek ülkemizde gerek uluslararası alanda yeterli olmayıp, önerilen sayısal formülasyonlar ilgili DOZ problemlerini çözmede ancak sınırlı seviyede başarılı olmaktadır. Bundan dolayı DOZ davranışını kontrol eden denklemlerle matematik modelleri sentezlenmeli, sayısal yöntemlerle ilgili denklemler çözülmelidir. Bu projenin temel amacı, statik durumda DOZ davranışını anlayabilmek için sayısal bir model geliştirmektir. Kapsam olarak DOZ davranışında poroelastisite teorisi baz alınacak, zeminin birbirine bağlı akış ve deformasyon davranışına matrik emmenin etkisi belirlenecektir. Bunun için önce problem matematiksel olarak formüle edilecek sonra ilgili diferansiyel denklemler sonlu elemanlar yöntemiyle çözülecektir. Sonucunda zemindeki deplasmanlar, boşluk suyu basıncı, matrik emme ve efektif gerilmelerin değişimleri hesaplanacaktır. Son olarak geliştirilen sayısal model, bir infiltrasyon kolonu probleminin çözümünde kullanılacak, sonuçlar mevcut deney sonuçlarıyla karşılaştırılıp model kalibre edilecektir.