Konu
Türkiye’de ve Malta’da, sokak ekonomisini bilimsel ilkeler çerçevesinde incelemek, konuya ilişkin özgün koşulları belirlemek, sokak ekonomisinin yasal altyapısını oluşturmak ve fiziksel altyapısının oluşumuna katkıda bulunmak için yürütülen çabayı yansıtmaktadır. Birer mikro işletme örneği olan sokak ekonomisi bileşenleri, sayılarının çokluğu nedeniyle bütün ülkelerde yaygın şekilde görülebilmeleri bakımından, dünya ekonomisinde önemli bir yer edinmiştir. Sahipliğini toplumun farklı kesimlerinden insanların yapabildiği bu işletmeler, pazar olarak da toplumun tüm kesimlerini hedefleyebilmektedir. Bu işletmeler, dünyada son dönem alış verişin odaklarından biri olarak, ticari gelirin önemli bir kısmını elde tutmaktadır. Sokak ekonomisi, ülke ekonomileri için son derece önemlidir. Kayıt altına alınmış veya kayıt dışı olarak, milyonlarca insanı istihdam eden bu alan, aynı zamanda çoğu düşük gelirli on milyonlarca insanın da, belirli gereksinimlerini karşılayan pazarları oluşturmaktadır. Göçlerin giderek arttığı, mültecilerin ve sığınmacıların sayısının milyonlarla ifade edildiği günümüzde, sokak ekonomisinin önemini daha fazla artırmıştır. Birçok ülkede, devletler doğrudan sokak ekonomisinden gelir elde edemezken, dolaylı olarak bu alandan çok ciddi şekilde faydalanmaktadırlar. Sokak ekonomisi, Türk ekonomisi içerisinde de önemli bir yere sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişte öne çıkan ekonomik-kültürel unsurlardan biri, sokak ekonomisi ve sokak girişimciliğidir. Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki dönemde, özellikle köyden kente göçler, son dönemlerde ise, başka ülkelerden Türkiye’ye yapılan göçler, genel olarak nüfus artışı, işletmelerin içinde bulundukları koşullar, ülkedeki ortalama gelir düzeyi, üretim düzeyi ve çeşitliliği gibi etkenler, Türkiye’de sokak ekonomisinin büyümesine yol açmıştır. Sessiz ve ağır bir biçimde, hatta çoğunluk hiç algılamamış olsa bile, Devletin, Piyasanın ve Sivil Toplum Kuruluşlarının dışında, bir dördüncü alan olarak Sokak Ekonomisi kurumu inşa edilmektedir. Günümüzde kalkınma ve demokrasi sorunları ülkelerin iç sorunları olmaktan çıkmıştır. Halen Afrika, Orta ve Güney Amerika ile Asya’nın epeyce bir bölümünde ciddi yoksulluk ve demokrasi sorunları yaşanmaktadır. Artık iktisaden kalkınmamış olmak ve aynı zamanda kusurlu demokrasiyle yönetilmek, ülkeleri birbirinden ayıran başlıca olumsuz etmendir. Böyle bir eksiklik, genel anlamda azgelişmişlik sorunu olarak görülmektedir.Son yıllarda, mülteci hareketliliğinin de etkisi ile Sokak Ekonomisi ve Sokaklardaki Demokrasi, hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir. Bunun başlıca nedeni azgelişmişlik sorunlarının üstüne gidilmesi ve demokrasi kusurlarının müsamaha ile karşılanmasının artık dünya kamuoyunda iyi karşılanmamasıdır.Pazar Ekonomisinin ve Temsili demokrasinin sınırlarından sızmayı başaran ve hatta kök salan kayıt-dışı Sokak Ekonomisi faaliyeti ve sokaklara özgü demokrasi yoksunluğu, mafya tarzı örgütlenmelerin baskınlığı ve terör örgütlerinin sokak hâkimiyetine verdikleri önem, sokakları çok önemli mekânlar haline getirmiştir. Uygulamada zaten var olan, ama mafya benzeri bir yönetim tarzı ile kuşatılmış durumda bulunan sokak girişimciliği, yasal ve demokratik bir yönetime ve kurumsal bir yapıya kavuşmayı beklemektedir. Bu proje, böyle bir fırsatın doğması için farkındalık ve sistem kuruculuk yapmaya dönük bir çabanın da ifadesidir.