PROJELER

Konu

Havacılık yapıları statik ve dinamik yüklere maruz kalmakta ve söz konusu yükler yapının deformasyonuna ve hasarına yol açabilmektedir [1-6]. Bu nedenle havacılık yapılarının tasarımında gerekli testlerin yapılarak kullanılan malzemelerin mekanik özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Böylece elde edilen malzeme özellikleri tasarım sırasında gerçekleştirilen analizlerde kullanılmakta ve havacılık yapılarının bilgisayar ortamında maruz kalabileceği yükler altında simülasyonları gerçekleştirilmektedir. Elde edilen sonuçlar dikkate alınarak tasarımda gerekli değişiklikler yapılmaktadır. Ayrıca havacılık yapılarının kanat, kuyruk, gövde bileşenlerinin yapısal testleri gerçekleştirilmektedir. Böylece tasarımların doğrulaması yapılmaktadır. Bu proje ile havacılık yapılarının testlerinde kullanılan mevcut altyapının iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Projenin kapsamı Fakültemizde bulunan Kompozit ve Yapı Laboratuvarımızın iyileştirilmesidir. Böylece havacılık yapılarının statik ve dinamik testlerinin verimli bir şekilde yapılması ve söz konusu alandaki araştırma faaliyetlerinin kapsamının genişletilmesi hedeflenmektedir. Havacılık yapıları konusunda yapılan araştırmalarda deneysel çalışmalar oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Yapılacak deneysel çalışmalarda kullanılacak cihaz ve ekipmanların eksikliklerinin tamamlanması ve performanslarının arttırılması planlanmaktadır. Yapılacak iyileştirme ile ulusal ve uluslararası düzeyde proje çalışmalarına katılımlarımız arttırılacak ve yeni araştırma projelerinin başlatılmasına önemli katkılar elde edilecektir.

Konu

Uzay ve havacılık sektörünün hafif, yüksek dayanımlı ve zorlu koşullara dirençli malzemelere olan ihtiyacı, son dönemde biyomimetik tasarım ilkeleri ve yapay zekâ tabanlı çözümlerle ele alınmaktadır. Bu proje, özellikle spiral lif dizilimli (Bouligand) yapılar gibi biyomimetik yapıların karbon nanotüp ve nanografen oksit katkılarıyla güçlendirilmesi yoluyla üstün mekanik, termal ve elektromanyetik özelliklere sahip kompozit malzemeler geliştirmeyi hedeflemektedir. Literatürde benzer yapıların darbe direnci ve enerji soğurma kapasitesine dair bulgular bulunsa da, uzaya özgü yüksek radyasyon seviyeleri, yoğun elektromanyetik alanlar ve ani sıcaklık değişimleri altındaki performans henüz yeterince incelenmemiştir. Bu amaçla, yapay zekâ tabanlı görüntü işleme algoritmalarından yararlanılarak deney verilerinin analizi optimize edilecek, böylece test süreçleri hızlandırılacak, maliyetler azaltılacak ve tasarım süreci iyileştirilecektir. Gerçekleştirilecek deneysel çalışmalar arasında, Split-Hopkinson Bar testi ve radyasyon etkileriyle birlikte mekanik, termal ve elektromanyetik dayanım ölçümleri yer alacak; bu sayede malzemelerin zorlu ortam koşullarındaki güvenilirliği değerlendirilecektir. Elde edilecek sonuçların, uzay ve havacılık endüstrisinin yanı sıra savunma sanayiine de yenilikçi çözümler sunması beklenmektedir. Bu yaklaşım, ulusal üretim kapasitesini artırarak ileri teknoloji alanlarında bağımsızlığı güçlendirirken, akademik literatüre de katkıda bulunacak, disiplinler arası iş birliğini teşvik edecek ve yenilikçi yöntemlerin uygulanmasına zemin hazırlayacaktır. Böylece, uzay ve havacılık malzemeleri alanında stratejik öneme sahip, yüksek performanslı ve dayanıklı kompozitlerin geliştirilmesi mümkün olacaktır.

Konu

Karbon elyaf (fiber) ve cam elyaf takviyeli kompozitlerin mekanik geri dönüşümü, bu malzemelerin sürdürülebilir yönetimi için önemli bir fırsat sunmaktadır. Mekanik geri dönüşüm sürecinde, fiziksel olarak parçalanan kompozitlerden elde edilen lifler, yeni kompozit malzemelerin üretiminde tekrar kullanılabilir. Ancak, bu süreçte geri kazanılan liflerin çekme dayanımı, eğilme dayanımı ve darbe dayanımı gibi mekanik özelliklerinde belirgin farklılıklar oluşmaktadır. Proje kapsamında, geri kazanılan liflerin performansını iyileştirmek amacıyla yüzey modifikasyonları ve optimizasyon teknikleri kullanılacak, elyaf yapısı, elyaf boyu ve elyaf diziliminin mekanik performans üzerindeki etkileri araştırılacaktır. Geri dönüştürülmüş liflerle üretilen yeni parçaların maliyeti, mekanik kapasitesi ve kullanım alanları üzerinde çalışmalar yapılacak, böylece sürecin ekonomik ve teknik fizibilitesi ortaya konulacaktır. Yüzey modifikasyonlarının nano parçacıkların takviyesi ile yapılması planlanmıştır. Projenin özgün değeri, geri dönüştürülmüş liflerin mekanik dayanımını en az %40 oranında koruyarak yeniden kullanılabilir hale getirilmesi ve bu yöntemin endüstriyel uygulamalarda yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmasıdır. Mekanik dayanımın belirlenmesi amacıyla basma, çekme, eğilme ve çarpma hasar testleri yapılacaktır. Bu çalışma, mekanik geri dönüşüm yöntemlerinin daha verimli hale getirilmesi ve sürdürülebilir malzeme yönetimi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Konu

Karbon epoksi çok katmanlı kompozit yapılarda katman ayrılması ve burkulma.

Konu

Çok katmanlı karbon epoksi kompozit malzemelerde sıcaklık etkisinde katman ayrılması ve burkulma